AKP’nin Rezil Ekonomi Υönetimi Üzerine Müthiş Bir Analiz-Yorum: Anında Eskiyen Türk Modeli

Size, geçenlerde Asia Times’da Türk ekonomisi ve AKP’nin ekonomi idaresi konusundaki gözboyayıcılığı hakkında yayımlanan müthiş bir yorum-analizi getiriyoruz. Makaleyi Türkçeye tercüme ederek yayınlıyoruz.

Instant obsolescence of the Turkish model

Türk Modeli’nin Anında Eskimesi 

Türk lirasının serbest düşüşe geçmesiyle, Recep Tayyip Erdoğan, müstakbel bir Osmanlı halifesinden çok, hakimiyet mekanizmasının ulusal parabirimini mahvettiği sıradan bir üçüncü dünya diktatörüne benzemeye başladı. Türk borsasının geçen Aralık ayında [2010], 2009’da inmiş olduğu en düşük seviyesinden dört katına çıkmasıyla Türk başbakanının “Yeni Osmanlı Bölgesi” (Harold Rhode) için “Neo-Osmanlı Düşü”nün (Amir Taheri) de son kullanma tarihi gelmiş oldu. Amerikan piyasalarını geçen hafta sarsan deflasyon rüzgarının, Türk piyasalarını dümdüz etme olasılığı var.

MSCI investable Turkish index ETF (TUR)
MSCI Yatırım Yapılabilir Türkiye İndex ETFi

O zamandan beri Türk piyasası, dolar bazındaki değerinin üçte ikisini yitirdi ve Türk lirası dünyadaki belli başlı parabirimleri arasında en çok düşerek 2009 krizindeki seviyesinin civarına indi. Türkiye’nin finansal çözülmesi henüz başlamıştır. 1 Mart’da, “Türkiye kaçınılması gereken gelişmekte olan bir piyasadır” şeklinde uyarıda bulumuştum. Küresel piyasalardaki katliam devam ederken, Türkiye’nin sorunları ancak gazetelerin arka sayfalarında yer buldu. Fakat, Türk parabiriminin nereye gittiğinin stratejik önemi, önümüzdeki haftalara dış politikada çök önemli bir mevzu olacaktır.

Dolar başına düşen Türk Lirası

Bunun karşısında diğer gelişmekte olan piyasaların parabirimleri yükseldiler: Brezilya parabirimi 2009 yılındaki minimum seviyesinin %70, Rusya’nın ki ise %25 üzerinde seyretmekte. Rekabet ettiği diğer gelişmekte olan ülkelerin aksine, Türkiye’nin cari açığı kontroldan çıkmış durumdadır ve gayrısafi yurtiçi hasılanın %10’unu geçerek, krize batan Yunanistan ve Portekiz ile hemen hemen aynı seviyeye gelmiştir. Türkiye Merkez Bankası, geç gelen bir çaba ile dengesizliği düzeltmek için Türk parasının düşmesine göz yummuş, fakat Lira’nın değer kaybı geri tepmiştir.

Türkiye’nin güya tekrar bir dünya gücü olması, dışpolitika “yarı aydınları”nı yıllardır meşgul etmektedir. 2009 Nisan’ında Başkan Barack Obama, ilk yurtdışı gezisini Türkiye’ye yaparak, bu ülkenin İslamcı lideriyle olan “model ortaklığını” Amerika’nın İslam dünyası ile ilişkilerinin dayanağı olarak selamlamıştır.

Sözde Arap Baharı’nın ilk haftalarında, sayısız yorumcu “Türk Modeli”ni Arap dünyasındaki demokratik reformlar için bir şablon olarak selamladı. O zamanlar ben, siyasi modellerin araba modelleri gibi olduğunu önesürmüştüm: Eğer onları satın almaya gücünüz yoksa, onlara sahip olamazsınız. Türkiye’nin bir erdem örneği değil, sallanan bir zemin olduğunu savunmuştum (The Heart of Turkness-Türklüğün Kalbi, Asia Times Online, 23 Mart 2011). Nihayet, Türk modeline Erdoğan’ın bile mali gücünün yetmeyeceği ortaya çıktı. Erdoğan abartmasız olarak, ödünç zamanla yaşamakta.

Turkey’s annual credit growth rate
Türkiye’nin Yıllık Kredi Büyüme Oranı

Banka kredileri, enflasyon etkisinden arındırılmış haliyle, hane halkı için %30 ve işyerleri için %40 artmakta. Ülkenin gayrısafi yurtiçi hasılası ilk çeyrekte [2011]  %11 artarak dünya birincisi olmuştur çünkü kredi balonu yurtiçi talebin artmasına neden olmuştur.

Financial Times 4 Ağustos’da, “Türkiye’nin cari açığı GSYİH’nın %8’i gibi korkunç bir seviyededir ve yıl sonu gelmeden %10’a ulaşması beklenmektedir” şeklinde yazmıştı. “Ve açık, sadece %15’i doğrudan dış yatırım ve geri kalanı portföy yatırımları ile olmak üzere, kötü bir şekilde finanse edilmektedir.”

Demek ki, Türkiye’nin dev açığının büyük kısmını, bankaların ve hedge fonlarının elinde tuttuğu kısa vadeli borçlanma kağıtları finanse etmektedir. Piyasalar, borcunun ortalama vadesi 7 yıl olan İtalya için endişelenmektedir. Türkiye’nin dış borcu kısa vadelidir ve son birbuçuk yılda bu borç ikiye katlanmıştır.

Turkey’s external short-term debt (US$ millions)
Türkiye’nin kısa vadeli yurtdışı borcu

Türkiye cari hesabını kısmen, kısa vadeli Türk lirası mevduat hesaplarına yüksek faiz vererek finanse etmişti. Lira değerini yitirdikçe Türkiye dolarla borçlanmak zorunda kaldı. Ülkenin genel borç seviyesi zayıf Avrupa ülkelerine göre düşüktür fakat borcun büyüme oranı korkutucudur. Bu durumu düzeltmek de ancak yurtiçi talebin etkili bir şekilde kırpılmasıyla mümkündür.

Erdoğan’ın balonu,  dış para akımlarının finanse ettiği kısa ömürlü bir büyümeyi izleyen devalüasyon ve derin ekomik krizin patladığı 2000 yılı Arjantini’ni ve 1994 Meksikası’nı anımsatmaktadır. Erdoğan’ın yeniden başbakan seçildiği 12 Haziran genel seçimlerine giderken Türk hükümeti ucuz kredilerle oy satın almıştır. Aşağıdaki çizitin gösterdiği gibi kredi genişlemesi kredi balonunu büyütmektedir.

Turkey: Total credit growth (horizontal scale) vs current account deficit (vertical scale), 2006 to present
Türkiye: Toplam Kredi Büyümesi (x ekseni) vs. Cari Açık (y ekseni), 2006’dan bugüne

Çizitte görüldüğü gibi, toplam kredi büyüme oranının %30’u geçtiği noktada, cari açık balon gibi şişmiştir (bu nedenle eğilim [trend] çizgisi keskin bir şekilde aşağı doğru inmektedir). Bu, Türk bankaları ekonomiye o kadar çok kredi pompaladılar ki talep, yurtiçi kaynakları tüketip ithal mamüllere yöneldi, anlamına gelmektedir.

Yüksek tüketimi kısa vadeli borçla finanse etmek, Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçimlerde neden laik muhalefeti ezip geçtiğini açıklamaktadır. Erdoğan kampanyasını haklı olarak İslami ihtiraslarından çok ekonomi idaresindeki başarısı üzerine kurdu, çünkü birçok Türk AKP’nin dinci gündeminden çok maddi refahlarını önemsemekteydi.

Ekonomik bir durgunluk, Erdoğan’ın hükümet etme kaabiliyetini sekteye uğratırdı. Erdoğan’ın, kıdemli subayların sahte siyasi suçlamalarla tutuklanmasını protesto etmek için ülkenin geçen hafta topluca istifa eden askeri liderleriyle ihtilafı, Türkiye siyasetindeki derin ayrışmalara işaret ediyor.

Şu anda Erdoğan, üstünlüğü elinde tutuyor: Büyük ölçüde laik olan ordu artık bundan sonra sivil hükümeti devirmeyecek. Ayrıca Erdoğan’ın islami yüzü, siyasi muhaliflerin, gazetecilerin ve subayların 3 yıl boyunca uyduruk darbe iddialarıyla toplu halde tutuklanmasıyla muhalefeti de kuşatmaya almış ve hayatından bezdirmiş durumda. Türklerin sessiz çoğunluğu, ekonomi iyiye gittiği için bu konularda Erdoğan’la uyumlu davrandı fakat kendisinin siyasi kaderi Türk lirası gibi ani bir dönüş yapabilir.

Türkiye’nin ekonomik güç kaynakları kısıtlı sayıdadır. Türk üniversite sistemi bazı dünya çapında mühendis ve idareci yetiştirmesine rağmen bunlar bir gerilik kütlesi üzerinde sadece çok ince bir tabakayı oluştururlar. Birçok Türk, orta sınıf yaşam standardlarına zorlukla ulaşmıştır, çoğunluk ise buraya dahi ulaşamamıştır.

Orta öğretimden mezun olan çocukların oranı Meksika’da %44, Portekiz’de %64 ve Polonya’da %83 olmasına rağmen bu oran Türkiye’de sadece %26’dır. Tekstil, konfeksiyon, mobilya, beyazeşya ve otomotiv gibi düşük katmadeğer üreten mamüller ülkenin ihracatında ağırlığı oluşturmaktadır. Diğer taraftan, ülke net yiyecek maddesi ithalatçısıdır. Türkiye’nin en önemli ihracatı emektir: 10 milyon Türk ve Orta Asyalı Türki cumhuriyet vatandaşı, Rusya’da istihdam olmaktadır.

Az sayıda bazı başarılara rağmen, Batı medyasının ‘Anadolu Kaplanları’ olarak selamladığı işletmeler Türk ekonomisini kalkış hızına getirmekte başarılı olamamışlardır.

Kahire sokak kalabalığının, Tahrir Meydanı’nın ‘internet kullanan’ protestocularının karşısına dikildiği, Libya ve Yemen’in içsavaşa battığı ve Suriye’de Başer Esad rejiminin sivilleri katlettiği bugünlerde Arap dünyasında, kendine münhasır koşulları olan Suudi Arabistan dışında istikrarlı bir ülke kalmamıştır. Benim 16 Şubat’da yayımlanan makalemde bahsettiğim ‘Ortadoğu politikasındaki İnternet balonu’  Mısır’ın halk ayaklanmasını harekete geçiren internet-kafe sineklerinin ağızlarını sulandırdığı Batılı gazetecileri mahçup edecek şekilde patladı.

“Türk modeli”nin “ödünç al ve kabadayılık yap” şeklinde özetlenebilecek eski Latin Amerika modelinden pek farkı olmadığı benim tahmin ettiğim gibi ortaya çıkarsa, Müslüman dünyasında şu anda başarılı bir siyasi model olmadığına hüküm getirebiliriz. Herşeye kanan bir Batı, ABD eski başkanı George W. Bush’tan başlayarak Erdoğan’ı modernliğe bir köprü inşa edecek, ılımı İslam’ın temsilcisi orlarak kucakladı.

Bu başından itibaren bir delilikti. Uzun vadede hepimiz öleceğiz, fakat Türkiye çoğumuzdan daha önce ölecek. 23 Mart’taki makalemde açıkladığım gibi:

Zaman Türkiye’nin lehine işlemiyor. Daha gelişmiş Batı bölgelerindeki Türklerin doğurganlıkları Batı Avrupa’da olduğu gibi takriben 1.5; ülkenin fakir doğusundaki Kürtler ise 4 veya 5 çocuk doğuruyorlar. Bağımsızlık hareketleri son otuz yıl içerisinde onbinlerce ölüme yol açan Kürtler, iki nesil içinde çoğunluğu ellerine geçirebilirler. Eğer Türkiye herşeye rağmen ayakta kalırsa, bugünkünden çok daha değişik bir yer olacak.

Samimi bir şekilde tezahür eden umutsuzluk, Erdoğan’ın geleneksel İslami kısıtlamaları, 80 sene önce üzerinden bunları atan bir ülkeye tekrar getirme yönündeki hummalı çabalarını ortaya koyuyor.  Kendisi Mayıs 2010’daki bir konuşmasında “Bu [demografik] gidişat devam ederse 2038 yılında çok büyük bir felaketle karşı karşıya kalacağız” demişti. Umutsuz insanlar, muhalifleri içeri tıkmak ve kısa vadeli parayı çekmek gibi kestirmelere teveccüh ederler. Fakat kestirmeler, çıkmaz yola varmış gibi gözüküyor.

By Spengler.

Spengler is channeled by David P Goldman

(Orijinal post)

http://www.atimes.com/atimes/Middle_East/MH10Ak01.html

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s