Camilerdeki Ayak Kokusu

Geçen gün, Amerikalı bir tanıdığım kız kardeşinin yakın bir zamanda İstanbul’a gittiğini ve Sultanahmet Cami’ni ziyaret ettiğini anlattı. Turist hanımın aklında camii ile ilgili iki şey kalmış: caminin mimari güzelliği ve camii içindeki korkunç ayak kokusu.  Gerçekten de, Türkiye’de veya herhangi bir İslam ülkesinde hangi camiye gitseniz, Müslümanların pis ayak kokusuyla burnunuzun direğinin kırılması işten bile değildir. Görülen o ki, pis koku müminlerin allahlarına ibadet etmelerine engel değil, çünkü ayak kokusu ben kendimi bildim bileli camilerde var ve senelerden beri bu durum değişmiyor.

Aslında ayak kokusu camilerin bir parçası, olmazsa olmazı olmuş durumda. Bir kilise, mimarisi ile görme duyusuna, çanlarıyla duyma duyusuna seslenirken, bir cami görme ve duyma duyusuna ek olarak, koku duyusuna da hitap ediyor; öyle ki ayak kokusuz bir cami düşleyemezsiniz bile. Fakat bu müslümanları asla rahatsız etmiyor. Rahatsız etse bile, pis kokuyla yaşamak ve ibadet etmek, bir çözüm bulmaktan onlar için daha kolay. Daha kolay, çünkü çözüm bulmak için düşünmek, bulunan çözümü tartışmak ve görüşbirliği sağlamak, sonra da bunu uygulatmak gerekiyor; bunların hiçbiri de müslümanların yapmayı sevdiği şeyler değil. Camilerdeki ayak kokusu, dünya döndükçe var olmaya devam edecek gibi gözüküyor.

Advertisements

2 thoughts on “Camilerdeki Ayak Kokusu

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s