Posts filed under 'Uncategorized'

RADICAL ISLAMIC MAYOR OF ISTANBUL CONVERTS HISTORIC CHURCH TO MOSQUE

Turkish press has recently reported that a historical Greek Orthodox church in a remote township of Istanbul is being converted to a mosque. The church is in a town called Ortaköy in Silivri prefecture.  Ortaköy used to be called Delliones by the Greeks, who left the town in the population exchange between Turkey and Greece in 1923.

As I happened to be in the area in August, I stopped by the location and saw the renovation work that had been started by the Municipality of Istanbul. The signage (shown below left) reads “Renovation of Historical Ortaköy Mosque.” The Municipality of Istanbul is headed by Kadir Topbas of AKP party, who  is one of prime minister Erdogan’s favorites.

The church, dedicated to Agios Dimitrios, was inaugurated in 1831 (as seen from the epigraph above the main entrance, picture on right) and has remained deserted since 1923. Therefore, the claim of “historical mosque” on the signage is preposterous. The small village of Ortaköy already has a modern mosque which more than meets the needs of local Muslims. However, this is not enough for the ruling AKP, which is intent on pressing forward with its full-scale Islamization agenda: anything non-islamic must be converted to Islamic or destroyed. The empty building attracted the attention of AKP zealots, who are salivating to add yet another one to the existing two thousand plus mosques throughout Istanbul. Mayor Topbas, instead of ruling for renovation of the church at least as a cultural center to be preserved for generations, gave his blessing to this cultural massacre.

Recently, AKP is attempting to transform Turkey into a closed, backward Islamic society, full of contempt for and banning anything non-Islamic: AKP municipalities have been prohibiting alcohol in towns throughout Anatolia; phones of AKP’s critics are being tapped in violation of the constitution and their conversations are then released in the newspapers which support the government; AKP-instigated, politically motivated prosecutors imprison journalists, intellectuals, and anyone voicing opposition to radical AKP policies; gays and transvestites are being harassed, fined and jailed for no reason by the overzealous police force;  AKP-appointed imams preach hatred against Christians, Jews and other non-Muslims. The poor church of Agios Dimitrios is only one of the countless victims of a determined, continuous effort of the radical Islamic party to create a theocratic autocracy much like and possibly worse than Iran.

Those of you who want to protest this audacious act of defiance against the Christian world and the disrespect of the world cultural heritage can find below the email of the dictator of AKP, Recep Tayyip Erdogan. We urge you to tell him that what he is doing is not right and he will be held responsible for the criminal acts of his Islamic junta:

rte@akparti.org.tr

Add comment September 26, 2009

Önümüzdeki Yıllarda Flört Teklifleri

Bu yazıyı eposta yoluyla bir tanıdıktan aldım. Kendim yazmamış olmakla birlikte, çok beğendiğim için bloğuma koydum. Umarım siz okuyucularım da hoşlanırsınız.

-”Her sabah ezaninda uyandigimda aklima siz geliyorsunuz. Keşke 5 vakit birlikte olsak…”

-”Bir huri kadar güzel gözlerin var Gülbenaz…” -”Deme öyle Müttalip, bi fena oluyorum…”

-”Derim valla, 3.karımdan bile güzelsin…” -”Ayy cok utandim…”(*)-”Birer hurma yeseydik beraber?”(*)

Abdul:-”Hatice, benimle çıkar mısın? Çıkar mısın? Çıkar mısın?” Hatice:-”Evet, evet, evet.”(*)

-”Hayrunnisa, bu aksam benim evimde ‘Çağrı’ filmini izlemeye ne dersin? Cola Turka ve Saray kraker lerim de var…” (*)

Abdullah:-”Fatma bu geceki ilahi konserine iki biletim var, gidelim mi?” Fatma:-”Hayırlısı olsun Abdullah…”(*)-”Hayrunisa, ben ciddi bir iliski düsünüyorum,evlenmelik, söyle sen ne dersin?”-”Allah derim Abdülkerem!”-”Elhamdülillah. ” (*)-”Seni beğendim, kendime müstakbel zevce olarak sectim, yarın aksam hazırlan da Gülhane’de gezelim, birbirimizi  tanıyalım… ..”-”Ay bilmem ki… Kikir kikir… Bi gören olur ikimizi başbaşa….-”Yok. Başbaşa değil, benim iki hatun da gelecek.  Hem hava almış olurlar.” -”Anladım ben seni.”(*)

-”Allahin izni peygamberin kavli ile benle çıkar mısın Kevsersu?”-”Tabii Mücahitcan neden olmasın?”-”Hadi gel öyleyse, Yeni Cami’de güvercinleri yemlemeye gidelim.” -”Tamam, sonra da Eyüp Sultan’a romansımız daim olsun diye dua etmeye gidelim Mücahitcan.”

Add comment September 12, 2009

AKPLİLER ANITKABİR’E “TUVALET” DİYORLAR

Yüksek düzeyli AKPlilerin, ulusal bayramlarda zorunluluk gereği Anıtkabir’e giderken “Tuvalete gidiyoruz” dedikleri belirtiliyor. İlkel bedevi dinini ideoloji olarak benimsemiş örümcek kafalı, ayağı takunyalı, ağzı salyalı, badem bıyıklı yobazların, Türk ulusuna hurafelerin değil, aklın ve bilimin yolunu göstermiş, ulusu karanlıktan aydınlığa, kulluktan vatandaşlığa çekip çıkarmış vizyoner liderin sonsuz dinlenmeyeri için bu çeşit bir yakıştırmada bulunmaları pek şaşırtıcı değil. Atatürk, onların kokuşmuş zihniyetinin Türk ulusunu nasıl zehirlediğini ve uygar dünyanın yüzlerce yıl geriside bıraktığını görmüş ve ulusun bu pislikten kurtulmadan asla ilerleyemeyeceğini anlamıştı. Bu sebeple devrimleri uygulamaya soktu ve Türk toplumunu modernleşme hamlesine girişti. Fakat, Atatürk, ölümünden yetmiş yıl sonra gerici hainlerin Cumhuriyetin hemen hemen tüm kalelerini ele geçirip, devrimleri bir bir etkisiz kılıp, Türkiye’nin temeline dinamit koyacaklarını nasıl bilebilirdi?

Evet, AKPli hainlerin bu hakaretini unutmayın ve unutturmayın. AKP, Türkiye’nin başına Sevres antlaşmasından sonra gelen en büyük belâdır. Her vatansever Türk çocuğunun üzerine düşen görev, bu belânın yok edilmesi için bireysel ve toplu olarak mümkün olan herşeyin yapılmasıdır. Bu bizim namus borcumuzdur.

Add comment September 2, 2009

Camilerdeki Ayak Kokusu

Geçen gün, Amerikalı bir tanıdığım kız kardeşinin yakın bir zamanda İstanbul’a gittiğini ve Sultanahmet Cami’ni ziyaret ettiğini anlattı. Turist hanımın aklında camii ile ilgili iki şey kalmış: caminin mimari güzelliği ve camii içindeki korkunç ayak kokusu.  Gerçekten de, Türkiye’de veya herhangi bir İslam ülkesinde hangi camiye gitseniz, Müslümanların pis ayak kokusuyla burnunuzun direğinin kırılması işten bile değildir. Görülen o ki, pis koku müminlerin allahlarına ibadet etmelerine engel değil, çünkü ayak kokusu ben kendimi bildim bileli camilerde var ve senelerden beri bu durum değişmiyor.

Aslında ayak kokusu camilerin bir parçası, olmazsa olmazı olmuş durumda. Bir kilise, mimarisi ile görme duyusuna, çanlarıyla duyma duyusuna seslenirken, bir cami görme ve duyma duyusuna ek olarak, koku duyusuna da hitap ediyor; öyle ki ayak kokusuz bir cami düşleyemezsiniz bile. Fakat bu müslümanları asla rahatsız etmiyor. Rahatsız etse bile, pis kokuyla yaşamak ve ibadet etmek, bir çözüm bulmaktan onlar için daha kolay. Daha kolay, çünkü çözüm bulmak için düşünmek, bulunan çözümü tartışmak ve görüşbirliği sağlamak, sonra da bunu uygulatmak gerekiyor; bunların hiçbiri de müslümanların yapmayı sevdiği şeyler değil. Camilerdeki ayak kokusu, dünya döndükçe var olmaya devam edecek gibi gözüküyor.

1 comment July 27, 2009

Türkiye’nin Başındaki Çifte Bela: AKP+PKK = AKPKK

24 Temmuz 2009

Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğundan beri en zor günlerini yaşıyor. Cumhuriyet, hem içeriden, hem dışarıdan ciddi yıkma girişimlerine maruz kalmış durumda. İçerideki yıkıcının adı AKP, dışardakinin ise PKK. AKP, sağlıklı bir vücuda girip tüm dokulara işleyen HIV virüsü gibi Türkiye’nin bütün toplumsal ve kurumsal yapılarına sinsice yayılıyor; kendine karşı duran aydın, meslek sahibi, yazar, hukukçu, akademisyen ve askerleri uyduruk zanlarla zindanlara atıyor. PKK, insanın sırtına ansızın saplanan bir hançer gibi ani ve kahpece eylemleriyle Türk askerlerini ve halkını hedef alıyor. AKP, en büyük desteğini dış güçler ve onların piyonu konumundaki Fetullah Hoca hareketinden alıyor. PKK da dış güçlerin askeri, lojistik ve mali desteğiyle besleniyor. AKP’nin amacı, Cumhuriyet’in öncelikle laiklik olmak üzere temel niteliklerini yıkmak, yerine Kuran’a dayalı, hilafet idareli bir İslam cumhuriyeti kurmak. PKK’nın amacı, Cumhuriyet’i silahlı mücadele ile yenilgiye uğratarak topraklarının bir kısmını ele geçirmek ve bağımsız bir Kürt devleti kurmak. Türk halkının bir kısmı, hıyanetin ayırdında olarak veya olmayarak, AKP’yi desketliyor. PKK’da, Türk halkının Kürt kökenlileri arasında destek buluyor.

Cumhuriyet’in yıkılması, bu iki örgütün de çıkarına. Onun için, son zamanlarda PKK elebaşısı Abdullah Öcalan ve TC Cumhurbaşkanlığı makamını ele geçirmiş olan, AKP’nin manevi lideri ve teorisyeni Abdullah Gül Kürt sorunun çözülmesi konusunda paslaşıyorlar. AKP’li Abdullah, basına, önümüzde çok önemli bir fırsat var diye açıklama yaparak, PKK’li Abdullah’ın Ağustos 2009’da yapacağı “Yol Haritası” açılımının yolunu yapıyor. AKPKK’nın ortak yol haritası, Atatürk Cumhuriyeti’nin mezara gömüp yerine, Kürtlere özerklik verecek bir Anadolu İslam federasyonunu kurmak. TC çok karanlık günler geçiriyor.

Add comment July 24, 2009

Allah Sözcüğü Nereden Geliyor?

Hiç kendisi için beş vakit namaz kıldığınız, bir ay açlık çekerek oruç tuttuğunuz, dualarınızı kabul etmesi için yakardığınız Allah’ın adının, etimolojik olarak nereden geldiğini düşündünüz mü? Dillerde mevcut her sözcük gibi Allah da, bir kökenden geliyor. İslamiyet’e göre Allah, yaratıcının kendisi için seçtiği özel bir ad. Fakat, tarih ve dil-kökenbilim, bize farklı bir şey söylüyor. Hz. Muhammet İslam dinini yaymaya başlamadan önce Araplar, ay tanrısı Hubal (İslamiyetin simgesi aydır) ve onun üç tane kızına (al-lat, al-menat ve al-uzza) inanıyorlardı. Al-uzza, bir anlamda Arapların Venüs’üydü. Kâbe, ay tanrısı Hubal’ın tapınağıydı ve Hz. Muhammet doğmadan 400 yıl önce üzerine Hubal’ı temsil eden bir ay simgesi yerleştirilmişti. Günümüzde hilâlin İslam’ın simgesi olması da bir raslantı değil aslında; bu İslam öncesi putperest gelenekten gelmekte. Hubal, veya Allah, Arapların üçyüzden fazla tanrılarının içinde en önemli olanı ve bütün Arap kabilelerinin tapındıkları ortak baştanrıydı. Hubal, aynı zamanda Allah olarak bilinirdi. Allah, al-ilah kelimesinden gelmektedir ve bu iki sözcüğün zaman içinde kaynaşması ile oluşmuştur. Hepimizin bildiği gibi ilah Arapça tanrı anlamına gelmektedir. Allah, erkil bir addır ve  dişisi Allat’tır, ki bu da, Allah’ın yukarıda bahsettiğimiz üç kızından biri olan al-lat’ın ismidir.

Evet, Allah = Al-İlah. Kıbleye yönelirken bunu unutmayın.

Add comment July 16, 2009

Deutschland Deutschland Über Alles In Der Welt

Upon feedback from some close German friends, I have pulled back my original “Deutschland Deutschland Über Alles In Der Welt” post, which evidently came across as offensive to some people. I don’t want to stir up nationalistic feelings and the last thing I want to do is to play into the hands of fascists, especially in Germany.

In the mean time, I salute progressive and democratic citizens in that country.

1 comment February 14, 2009

Türkiye’deki islamcı kentleri turistik boykot

Aşağıdaki postumuz ile, Anadolu’da gericiliğin sembolü olmuş, dinci ideolojiye bağlı müritlerden başka tür insanlara yaşama hakkı tanımayan, kendinden olmayanı korkutan, tehdit eden, kovan ve hatta öldüren köktenci idareler altındaki kentlerin yabancı ziyaretçiler tarafından boykot edilmesini amaçlıyoruz. Lütfen bu linki yabancı tanıdıklarınıza iletin: http://turkeyexposed.wordpress.com/2008/12/24/radical-islamic-terror-alert-cities-to-avoid-in-turkey/

Add comment December 24, 2008

Radical Islamic Terror Alert: Cities to Avoid in Turkey

This is a travel advisory for those who intend to visit Turkey. The following cities are highly dangerous for non-muslims to visit: Erzurum, Trabzon, Malatya, Konya, Kayseri, Sivas, Adapazari (Izmit), Batman, Balikesir. You need to avoid pretty much ANY city outside of Istanbul, Izmir, and the coastal towns on the Aegean and Mediterannean coasts. Recently, a catholic priest of Italian descent was murdered in Trabzon and three christian missonaries were brutally slaughtered in Malatya. With the radical AKP party’s ascent to power, Turkey is rapidly being islamicized by the extremist cadres of AKP in these localities and in Ankara. AKP municipalities are cancelling alcohol licenses of restaurants or making it impossibly difficult to obtain a new one. Women who wear jeans or miniskirts are insulted or threatened. Women of ages are “encouraged” to cover themselves with a headscarf. We hear more and more stories of older men marrying underage girls, who are being sold by their parents. Restaurants shut down in the “holy” month of Ramadan and it becomes impossible for a non-fasting person to get food. It may be life-threatening to be seen eating something on a street in Ramadan. Below is the picture of the president of Turkey, the chief supporter of this repressive and corrupt regime, with his tasteless wife dressed in a “space” suit.

"President' Gul and his wife -- "Nouveuax riches, and islamic"
“President’ Gul and his wife — “Nouveuax riches, and islamic”

 

1 comment December 24, 2008

Tayyip Erdoğan: We Took Only (Sexual) Indecencies From West

Turkish prime minister, and leader of the ruling islamofascist AKP party, Tayyip Erdoğan said “We (Turkey) took only indecencies from the West and not its science” in an address to students who have been awarded government scholarships for graduate studies abroad (For the original newspaper article, please visit http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=245471  ). 

These words are surprising coming from the prime minister of a country which is in accession talks with the European Union, by far the most prominent Western political institution. However, they are not at all suprising coming from someone with an extremist islamic past and a fundamentalist philosophy. Erdoğan ’s choice of word for “indecency” in Turkish (ahlaksizlik) is noteworthy because it equates sexual deviancy in meaning and needs to be brought to the attention of those who claim Erdoğan believes in western democratic ideals and strives to establish a democracy based on western values. Just like every fundamentalist islamic, he hates the West and everything it represents: democracy, secularism, freedom of speech, women’s rights… His true face is revealed in the following photo, where he is seen kneeling by Gulbudin Hekmetyar, an Afghan warlord who has been designated as a terrorist by the United Nations Security Council:

Erdogan kneeling in front of Taliban terrorist

Who knows what kind of advice he was getting from his fellow Afghan jihadist? Probably not on promotion of women’s participation in civil society, and certainly not on granting marriage rights to gay couples…

Fortunately, the Turkish chief state prosecutor,  Abdurrahman Yalçınkaya, has brought a legal case in the Supreme Court against AKP and its leadership for their subversive activities to spread islamic rule in Turkey (please see other entries in my blog about the specifics of what AKP has done and is doing). Propagandists of AKP in the EU and in the western media need to SHUT THE FUCK UP and let the independent judiciary do its job: protect Turkey from a cancerous islamic growth. For otherwise they all will regret if Taliban takes over Turkey and starts stirring up Europe with suicide bombers… Or point some nuclear devices against Berlin and Paris. 

1 comment May 2, 2008

Previous Posts


Calendar

November 2009
M T W T F S S
« Oct    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

Posts by Month

Posts by Category