Posts filed under 'Toplum'

Islamofascist AKP Tightening its Grip in Turkey

AKP, the governing fundamentalist Islamic party, has been tightening its autocratic grip in Turkey.  The country is slipping day by day into an Islamic dictatorship as dissidents and critics are being subdued with intimidation, arrests or beatings. The latest example: five metal music fans, among them a female, were arrested because they made the “sign of the horns” while Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan’s motorcade was passing by. (See a picture of Ronnie James Dio throwing the sign at http://en.wikipedia.org/wiki/File:Dio_throwing_Horns.jpg and the full story of the arrests at http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/07/25/metalci.selamina.gozalti/536446.0/index.html).

According to the media reports, the fans were waiting to get into a concert hall, while enjoying the music broadcast from loudspeakers and throwing the sign, just like any fans going to a concert would do. Unfortunately, they happened to be just on the route of the Erdoğan’s motorcade and their enthusiasm evidently attracted the attention of the religious zealots in the convoy, who have little sympathy with political opposition and much less understanding of heavy metal music and its subculture. A guy, who appeared to be in the security detail, popped his head out of one of the cars and yelled “what the fuck!” Within minutes, the fans were rounded up by Erdoğan’s thugs, hustled into police cars without being told what they were accused of, and shipped to the police headquarters, where they were held and questioned for 21 hours. Charges: “insulting a statesman!”

This is only one of the countless acts of repression by the security forces of the AKP regime. Turkish police, almost entirely taken over by the members of an extremist Islamic sect (Fetullah Gülen movement), act as AKP’s party militia, brutally beating up peaceful protesters, arbitrarily arresting people, busting through private residences to conduct unwarranted searches, wiretapping almost anyone deemed to be a dissident and releasing private phone conversations to the public, and torturing and killing suspects under arrest. In short, the police have become the SS of Turkey in the 21st century. Below is a picture of the riot police assaulting unarmed students in a peaceful protest against tuition increases, hitting them with steel batons and dragging them by their hair on the streets of Izmir. Similar incidents recently happened also in Istanbul.

ogrenci-2ogrenci-1

Turkish police beating up students in Izmir, July 24 2009

In another attempt to suppress government’s critics in the press, AKP administration’s Tax and Revenue Service has issued a half-a-billion US dollar fine against a media conglomerate (Doğan Holding), which owns two major opposition newspapers, Hürriyet and Milliyet. Many other smaller newspapers and TV stations critical of AKP’s policies have been bought out by wealthy supporters of the governing party and have since become propaganda machines for the government in a 180-degree turn from their previous positions. A high profile investigation dubbed “Ergenekon,” purporting to target a secret terror organization which allegedly seeks to topple the government with force, has become a tool in the hands of AKP-appointed, fundamentalist prosecutors to nab dozens of intellectuals, politicians, retired military officers, journalists and academicians who are known to be staunch supporters of the secular democratic regime and opponents of fundamentalist, antidemocratic policies of AKP.  The Islamofascist party and its authoritarian leadership are resorting to all kinds of legal and illegal means at their disposal to silence opposition and pave the way to change the constitution which will allow them to abolish secularism and democracy in Turkey.

Turkish democracy is facing the most serious threat to its existence since its inception in 1923. AKP, which bears resemblance to Hamas in its ideology and grassroots organization, is going full steam ahead to strangle the constitutional democracy in which it sprouted, grew and flourished, in a striking similarity to the Nazi Party in the 1930s in Germany. If AKP achieves its objective, the repercussions will be far reaching. Anybody who is interested in keeping the stability in Southeastern Europe and the security of energy routes must pay close attention to the spread of Islamic theocracy in Turkey. AKP must be stopped at any cost. The US, as the leader of the free world, has an obligation to support liberties and freedoms in Turkey and work with seculars to stem off the evil, autocratic AKP rule.

Add comment August 5, 2009

Türkiye’nin Başındaki Çifte Bela: AKP+PKK = AKPKK

24 Temmuz 2009

Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğundan beri en zor günlerini yaşıyor. Cumhuriyet, hem içeriden, hem dışarıdan ciddi yıkma girişimlerine maruz kalmış durumda. İçerideki yıkıcının adı AKP, dışardakinin ise PKK. AKP, sağlıklı bir vücuda girip tüm dokulara işleyen HIV virüsü gibi Türkiye’nin bütün toplumsal ve kurumsal yapılarına sinsice yayılıyor; kendine karşı duran aydın, meslek sahibi, yazar, hukukçu, akademisyen ve askerleri uyduruk zanlarla zindanlara atıyor. PKK, insanın sırtına ansızın saplanan bir hançer gibi ani ve kahpece eylemleriyle Türk askerlerini ve halkını hedef alıyor. AKP, en büyük desteğini dış güçler ve onların piyonu konumundaki Fetullah Hoca hareketinden alıyor. PKK da dış güçlerin askeri, lojistik ve mali desteğiyle besleniyor. AKP’nin amacı, Cumhuriyet’in öncelikle laiklik olmak üzere temel niteliklerini yıkmak, yerine Kuran’a dayalı, hilafet idareli bir İslam cumhuriyeti kurmak. PKK’nın amacı, Cumhuriyet’i silahlı mücadele ile yenilgiye uğratarak topraklarının bir kısmını ele geçirmek ve bağımsız bir Kürt devleti kurmak. Türk halkının bir kısmı, hıyanetin ayırdında olarak veya olmayarak, AKP’yi desketliyor. PKK’da, Türk halkının Kürt kökenlileri arasında destek buluyor.

Cumhuriyet’in yıkılması, bu iki örgütün de çıkarına. Onun için, son zamanlarda PKK elebaşısı Abdullah Öcalan ve TC Cumhurbaşkanlığı makamını ele geçirmiş olan, AKP’nin manevi lideri ve teorisyeni Abdullah Gül Kürt sorunun çözülmesi konusunda paslaşıyorlar. AKP’li Abdullah, basına, önümüzde çok önemli bir fırsat var diye açıklama yaparak, PKK’li Abdullah’ın Ağustos 2009’da yapacağı “Yol Haritası” açılımının yolunu yapıyor. AKPKK’nın ortak yol haritası, Atatürk Cumhuriyeti’nin mezara gömüp yerine, Kürtlere özerklik verecek bir Anadolu İslam federasyonunu kurmak. TC çok karanlık günler geçiriyor.

Add comment July 24, 2009

Recep Tayyip Erdoğan’ın Gerçek Yüzü

Erdoğan’ın şeriata gönülden bağlı olduğuna dair en güzel kanıt. Bu adam Türkiye’yi içten çökertmek isteyen güçler tarafından yerleştirilmiş bir ajan. İbretle izleyin:

http://www.youtube.com/watch?v=HkBco-c_gXU

1 comment March 22, 2009

Kıçınızı da yırtsanız, yağmur yok!

Sadrazam-ı âlî Tayyip Efendi Hazretleri yağmur duasına katılmış (link: http://www.milliyet.com.tr/2007/08/10/son/sonsiy16.asp).  21inci yüzyılda vatandaşlarına su dahi sağlayamayan bir devletin idarecisinin acizliği içler acısı. Aydınlanmaya yüz çeviren, metafizik kuvvetlerden medet uman, sebep sonuç ilişkisini merkezleştiren rasyonel düşünceyi dışlayan, farklılıkları yok eden, medeniyet açısından iflas etmiş bir halk… Tek dişi kalmış canavar diye nitelediği batı ülkelerine vizeler kalkarsa ülkelerini ertesi günü terk edecek milyonlar….  İşte size Türkiye gerçeği. Dualar da buna tersine çeviremeyecek.

Add comment August 11, 2007

Yağmur Duası

Hacılar ve hocalar, Türkiye’yi kavuran kuraklık ve susuzluğa çare olarak yine yağmur duasına çıkmış. Su kaynaklarını etkili bir şekilde kullanmayı becerememiş Türk toplumu, göklerden medet ummakta. Amerikan yerlileri, kuraklık zamanlarında rahmetini esirgeyerek kullarını cezalandıran tanrıların gönlünü yapmak amacıyla yağmur dansı yaparlarmış. Herhalde bu ayin tabiatı itibarıyla hocaların yağmur duasından pek farklı değildir. Modern bir ulus olduğunu iddia eden bir toplumun, 21. yüzyılda tabiat olayları karşısında ilkel kabilelerle aynı paralelde davranması o toplum için pek hayra alâmet olmasa gerek. Ayrıca bırakın müslüman din adamlarını, tarihteki bütün evliyaların ve hatta Hz. Muhammed’in kendisinin duası bile, küresel ısınmayı tersine çevirmeye muktedir değil .  Ama mütedeyyin insanlar Türkiye’nin çöle dönmesine bir açıdan sevinebilirler: Hz. Muhammed’in sünnetini kızgın kumların içinde daha iyi yaşayabileceklerdir. Türk halkı dine sarıldıkça, yaşadıkları topraklar da İslam’ın doğduğu coğrafyaya dönüyor.

Add comment August 9, 2007

Türkiye’deki Kuraklık

Son günlerde Türkiye’nin her yanından gelen kuraklık ve susuzluk haberleri medyayı dolduruyor.  Bu sorun, ülkenin en önemli problemlerinden biri olmaya aday gözüküyor, ve hatta önümüzdeki yıllarda bölücülük ve radikal dincilik tehlikesini bile gölgede bırakabilir. Ama gel gör ki seçim kampanyaları sırasında büyük Türk büyüklerinden hiçbiri bu konuya değinmediler. Belki de Türk halkı için önemli bir sorun olmadığı içindir. Fakat el yıkayacak, tuvalete dökecek su kalmayınca, kolera, dizanteri gibi hastalıklar başgösterip yayınlınca hanyayı konyayı anlarlar.  Bu arada, bilime ve tekniğe değil hurafeye inanan Türk halkı da ellerini göğe açıp yağmur dilensin. Ama ben pek faydalı olacağını zannetmiyorum. Yağmur duaları kabul olunsaydı şimdiye kadar müslümanların yaşadığı çöller yağmur ormanlarına dönüşmüş olurdu. Ama heyhat! Türkiye’ye okul değil cami, öğretmen değil imam, bilim değil hadis ve sünnet lazım. Hadi bakalım hacılar ve hocalar, nefesinize kuvvet.  Türkiye’yi kuraklıktan sizin dualarınız mı kurtaracak, görelim.

1 comment August 3, 2007

Laikliğin Sonu

AKP’den milletvekili seçilen Zafer Üskül, Atatürk ilke ve inklaplarının milliyetçiliğinin anayasadan çıkarılması gerektiğini söylemiş (bkz. http://www.milliyet.com.tr/2007/07/28/siyaset/axsiy01.html).  Seçim zaferleri sonrası artık gerçek düşüncelerini ortaya dökmekten çekinmiyorlar. Bu insanların misyonları, Emri Bil Maruf, Nehyi Anil Münker. Yani İslam ilkeleri Türk toplumunun son bireyine kadar yayılmadıkça durmayacaklar. Allahın kelâmını, peygamberin sünnetini yaymak, bunların aslî görevi.  İlk hedef, cumhurbaşkanlığı. O makamı kullanarak bürokrasi, yargı ve akademideki makamları bir bir ele geçirmek ise ikinci etap. Bu arada orduya da sızmak için her yolu deneyeceklerdir. Seçimlerdeki başarıları ile kanıtladıkları organizasyon ve planlamadaki ustalıkları sayesinde, laik cumhuriyeti içeriden fethetmede başarılı olmamaları için hiçbir neden gözükmemektedir. Zaten öteden beri fütühatı şiar edinmişlerdir.

Add comment July 28, 2007

Hürriyet ve Milliyet Gazeteleri Dinci Yorumları Kayırıyor

Bir çok okuyucu gibi ben de, Türk basınını bu iki önemli gazetesinin internet baskısını takip ediyorum.  Son zamanlarda dikkatimi çeken şey, haberlere okuyucular tarafından asılan (post edilen) yorumların çoğunluğunu dinci yorumların oluşturması. Ayrıca yorumlara diğer okuyucular tarafından verilen oyların çoğunluğunun da, yine dinciler tarafından geldiği kolaylıkla görülebiliyor. İnanmazsanız bu sitelerdeki haberlere bir de kendiniz göz atınız, göreceksiniz. Laikliği savunan yorumlar ise hem sayıca az, hem de onları destekleyen okuyucu oyları azınlıkta.

Burada iki teoriden bahsedilebilir. Birincisi Hürriyet ve Milliyet’te din, dinin Türk toplumundaki rolü, cemaatler, ve AKP gibi konularda haber çıktığı zaman, dinciler eşgüdümlü bir şekilde bu haberlere toplu olarak yorum yazıyorlar ve yorumları oyluyorlar. Bunun karşısında laik toplumu savunan yorumlar sayıca çok cılız kalıyor. İkinci teori ise bu iki gazetenin okuyucu yorumlarını idare edenler, dinci yorumlar kayırıyorlar. Ben şahsen kendi yazdığım, dincileri ve AKPyi eleştiren yorumların yayınlandığını hiç görmedim. Ayrıca bu kadar yobaz yorumların laik Türkiye cumhuriyetini desteklediğini farzettiğimiz iki gazetede giderek artan sıklıkla yayınlanması bir tesadüf olamaz. Eğer bir yorum bombardımanı varsa, siteleri idare edenlerin bunu anlayıp şeriatçıların yorumlarını bir elekten geçirmesi gerekir.  Bu sebeplerden dolayı Milliyet ve Hürriyet’in yorum idarecilerinin şeriatçı okurları kayırdığını düşünüyorum. Bunun sebebi ne olabilir? Ya kendileri de şeriatçıdır. Veya yukarıdan gelen bir emirle dinci yorumları yayınlayıp diğerlerini hasıraltı ediyorlardır. Aydın Doğan’ın Tayyip Erdoğan ile olan yakın ilişkilerini düşününce bu olasılık ağırlık kazanıyor. Evet, Milliyet ve Hürriyet, şeriatçı kulvara mı geçti? Umarım bu doğru değildir. Bu sorunun yanıtını önümüzdeki gün ve haftalarda bu iki gazeteyi takip ederek verebileceğimizi düşünüyorum.

31 comments June 15, 2007

Türkiye’nin Önündeki İki Model

İslam ülkelerine bir demokrasi modeli olması son zamanlarda sıkça tartışılan Türkiye’nin önünde iki model var şu anda: ortaçağı yaşayan İran ile 1940ların Stalin yıllarını yaşayan Kuzey Kore. Bunlar Türkiye’deki politika ve bürokrasi sınıfının ülkeye biçtiği planlar tabii ki, halkın değil. Halkın yüzde yetmişbeşi yaşayış ve düşünce açısından karanlık çağlarda bulunmakta.  Özgürlüğün yerini baskı, tartışmanın yerini hakaret, güvenliğin yerini cinayet almış durumda. Bu ifadeyi yalanlamak isteyen günlük Türk gazetelerine şöyle bir göz atsın yeter. Siyaset ve bürokrasi erbabının – ki buna asker de dahildir – bu toplumsal faciaya yanıtı ya takke ya da postal şeklinde. Artık kabul edin, Türkiye bir başarısızlık örneği (failed state de deniyor böyle durumdaki ülkelere). Bunun bir numaralı sebebi ise hala aydınlanmayı toplu bir şekilde reddeden Türk insanları.  Bizim görüşümüze göre, Türkler kabileden ulusa dönüştükleri zaman şeriat veya cunta ikilemi de kendiliğinden ortadan kalkacatır.

3 comments May 29, 2007

Artvin’de Dövülen Papazlar

İşte medeniyetler köprüsü, hoşgörünün anavatanından yeni bir şiddet haberi daha. Borçka ilçesini ziyaret eden papazlar bir güzel dövülmüş. Siz misiniz İsa’nın sözlerini bir İslam ülkesinde yayan… Yoksa sadece ziyaret için mi gelmiştiniz? Farketmez – vurun kafire. Kuran, kafirlerin bulundukları yerde katli caizdir, malları mülkleri ve karıları da size helal kılımıştır demiyor mu? Yanlız bu arada güney kıyılarını işgal eden cıbıldak kafirleri de unutmayın. Önce onları bir güzel şeyedin, ondan sonra da kurbanlık koyun gibi boğazlayın. Boşu boşuna barbar lakabını hak etmemişsiniz.

http://www.milliyet.com.tr/2007/05/29/son/sontur41.asp

Add comment May 29, 2007


Calendar

November 2009
M T W T F S S
« Oct    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

Posts by Month

Posts by Category